Adele – Set Fire To The Rain

İngilizce Türkçe Çeviri

https://www.youtube.com/watch?v=FlsBObg-1BQ

I let it fall, my heart (Düşmeye bırakmıştım kalbimi)
and as it fell, you rose to claim it (ama o düşerken, sen bir hamleyle tuttun onu)
It was dark and I was over (Kasvet çökmüş, yemiş bitirmişti ruhumu)
until you kissed my lips and you saved me (ta ki sen dudaklarımdan öpüp beni diriltene dek)

My hands, they were strong (Ellerim, ellerim tutabilirdi)
but my knees were far too weak (fakat dizlerimde derman kalmamıştı)
to stand in your arms without falling to your feet (ayaklarının dibine düşmeden kollarında durabilecek kadar)

But there’s a side to you (Oysa senin başka bir yanın vardı)
that i never knew, never knew (hiç bilmediğim, hiç bilmediğim)
all the things you’d say (söylediklerinin hepsi)
they were never true, never true (hep yalandı, hep yalan)
and the games you’d play (oynadığın oyunları da)
you would always win, always win (hep sen kazanırdın, hep kazanırdın)

But i set fire to the rain (ama aşk ateşi gözümü kör etmişti)
watched it pour as i touched your face (yüzüne dokunurken içimi erittiğini görüyordum)
well, it burned while i cried (tabi ben ağlarken o da yakıyordu içimi)
’cause i heard it screaming out your name, your name (çünkü kalbimin senin adını haykırdığını duyuyordum, senin adını)

When I lay with you I could stay there (yanında yatarken, hep orada kalabilirdim)
close my eyes (gözlerimi kapatıp)
feel you here forever (seni sonsuza dek yanımda hissedebilirdim)
you and me together (sen ve ben birlikte)
nothing is better (Bundan iyisi olamaz)

But there’s a side to you (Oysa senin başka bir yanın vardı)
that i never knew, never knew (hiç bilmediğim, hiç bilmediğim)
all the things you’d say (söylediklerinin hepsi)
they were never true, never true (hep yalandı, hep yalan)
and the games you’d play (oynadığın oyunları da)
you would always win, always win (hep sen kazanırdın, hep kazanırdın)

But i set fire to the rain (ama aşk ateşi gözümü kör etmişti)
watched it pour as i touched your face (yüzüne dokunurken içimi erittiğini görüyordum)
well, it burned while i cried (tabi ben ağlarken o da yakıyordu içimi)
’cause i heard it screaming out your name, your name (çünkü kalbimin senin adını haykırdığını duyuyordum, senin adını)

I set fire to the rain (Aşk ateşi gözümü kör etmişti)
and i threw us into the flames (bu yüzden ikimizi de ateşe attım)
well, i felt something die (aslında içimde bir şeylerin bittiğini hissetmiştim)
’cause i knew that that was the last time, the last time (bunun son buluşmamız olduğunu da biliyordum, son buluşmamız)

Sometimes i wake up by the door (bazen uyanıp kapının önünde buluyorum kendimi)
and heard you calling, must be waiting for you (sesini duyar gibi oluyorum, seni bekliyorum herhalde)
even that when we’re already over (şimdi ilişkimiz bitmişken bile)
i can’t help myself from looking for you (seni aramaktan kendimi alamıyorum)

But i set fire to the rain (ama aşk ateşi gözümü kör etmişti)
watched it pour as i touched your face (yüzüne dokunurken içimi erittiğini görüyordum)
well, it burned while i cried (tabi ben ağlarken o da yakıyordu içimi)
’cause i heard it screaming out your name, your name (çünkü kalbimin senin adını haykırdığını duyuyordum, senin adını)

I set fire to the rain (Aşk ateşi gözümü kör etmişti)
and i threw us into the flames (bu yüzden ikimizi de ateşe attım)
well, i felt something die (aslında içimde bir şeylerin bittiğini hissetmiştim)
’cause i knew that that was the last time, the last time (bunun son buluşmamız olduğunu da biliyordum, son buluşmamız)

Let it burn (Bırak yaksın)

Adele – Set Fire To The Rain

Leave a comment

Your email address will not be published.